YENİ BAŞLANGIÇLAR
Yeni başlangıçlar heyecanlı olduğu kadar biraz korkutucu da değil midir? En azından benim için öyle olmuştur şimdiye kadar. Mesela yıllarca canımızı dişimize katarak çalıştığımız üniversite sınavımız sonuçlanmıştır. Ve artık bilinmez bir şehre gitmek için çıkmışızdır yola. Arabanın camından izlerken hızla geçen tarlaları, heyecanın yanında korku da vardır. Evde rahattın der bir ses, annen yapıyordu yemeğini, baban koruyordu seni. Merak edersin her şey nasıl olacak. Yalnız bir hayat nasıl geçecek ve korkularına gerek olmadığını belki de unutulmaz dört yılın sonunda anlarsın.
Bu kez başka bir korku sarar seni. Ülkenin bir ucuna gidecek ve mesleğini yapacaksındır. Yine heyecanla birlikte korkular vardır... Ama bakarsın ki öğretmenliğinin ilk yılları yine çok güzel şeylere gebeymiş...
Bu neden böyledir? Hiç düşündünüz mü? Şehir değiştirirken, evlenirken, çocuk beklerken, çalıştığın kurumu değiştirirken ve hatta ev değiştirirken...
Sanırım insan zamanla yaşadığı konfora alışıyor ve yeni bir başlangıç çok istediği şey olsa da
konfor alanının bozulma ihtimalini göze alamıyor. Konfor alanımızın dışına çıkmak aslında hepimizi psikolojik olarak rahatlatmıyor mu?
İşte öyle bir duygu idi benim için yazmak. İlkokuldan beri kendi çapımda denemelerim vardı. Anne tarafından okunan günlükler ya da sınıfta en güzel kompozisyonu yazmak için çalışmak gibi. Üniversite de başka bir duruma dönüştü bu. Yazmak içimde yaşadığım duyguları sanki daha ılımlı, daha güzel bir hale getiriyordu. Defterler, yazılıp atılan kağıtlar ya da yakılan niceleri...
Ya aklımdakiler... Bir yürüyüş anında sanki yazı yazıyormuşçasına zihnimden geçenler... Aradan zaman geçip de yazmak için oturduğumda unuttuklarım. Onlar ne olacaktı... Benimle birlikte kaybolup gidecek miydi?
Dedim ya yeni başlangıçlar korkutucudur. Bu sefer korkmamdaki sebep "ya olmazsa, ya başaramazsam, ya beğenilmezse"...
Bir gün dedim ki kendi kendime "Esra 80 yaşına geldiğinde (Allah ömür verirse inşallah) neden denemedim diye pişman olmak mı istersin" Cevabımın ne olduğunu anladınız sanırım.
Sonucunun ne olacağına takılmaktan ziyade, ana odaklanmaya karar verdim. Ve konfor alanımın dışına çıkmaya...
Olacakları sadece zaman gösterecek.
E O ZAMAN HOŞ GELDİM BLOĞUMA...
VE HOŞGELDİZ...
Esraöğretmence
Bu kez başka bir korku sarar seni. Ülkenin bir ucuna gidecek ve mesleğini yapacaksındır. Yine heyecanla birlikte korkular vardır... Ama bakarsın ki öğretmenliğinin ilk yılları yine çok güzel şeylere gebeymiş...
Bu neden böyledir? Hiç düşündünüz mü? Şehir değiştirirken, evlenirken, çocuk beklerken, çalıştığın kurumu değiştirirken ve hatta ev değiştirirken...
Sanırım insan zamanla yaşadığı konfora alışıyor ve yeni bir başlangıç çok istediği şey olsa da
konfor alanının bozulma ihtimalini göze alamıyor. Konfor alanımızın dışına çıkmak aslında hepimizi psikolojik olarak rahatlatmıyor mu?
İşte öyle bir duygu idi benim için yazmak. İlkokuldan beri kendi çapımda denemelerim vardı. Anne tarafından okunan günlükler ya da sınıfta en güzel kompozisyonu yazmak için çalışmak gibi. Üniversite de başka bir duruma dönüştü bu. Yazmak içimde yaşadığım duyguları sanki daha ılımlı, daha güzel bir hale getiriyordu. Defterler, yazılıp atılan kağıtlar ya da yakılan niceleri...
Ya aklımdakiler... Bir yürüyüş anında sanki yazı yazıyormuşçasına zihnimden geçenler... Aradan zaman geçip de yazmak için oturduğumda unuttuklarım. Onlar ne olacaktı... Benimle birlikte kaybolup gidecek miydi?
Dedim ya yeni başlangıçlar korkutucudur. Bu sefer korkmamdaki sebep "ya olmazsa, ya başaramazsam, ya beğenilmezse"...
Bir gün dedim ki kendi kendime "Esra 80 yaşına geldiğinde (Allah ömür verirse inşallah) neden denemedim diye pişman olmak mı istersin" Cevabımın ne olduğunu anladınız sanırım.
Sonucunun ne olacağına takılmaktan ziyade, ana odaklanmaya karar verdim. Ve konfor alanımın dışına çıkmaya...
Olacakları sadece zaman gösterecek.
E O ZAMAN HOŞ GELDİM BLOĞUMA...
VE HOŞGELDİZ...
Esraöğretmence
Yorumlar
Yorum Gönder